Dr. Murat Gümüş
Selçuklu Başkentinden Geleceğe: Konya’nın Kalkınma Hikâyesi
Selçuklu başkentinin hafızasını sanayi, turizm, tarım, eğitim ve şehir hayatıyla geleceğe taşımak…
Bir an için, tarih sayfalarında adı geçmeyen bir Selçuklu yolcusunu hayal edin.
Akşam vakti Konya’nın surlarına yaklaşıyor. Şehrin içinden çarşının uğultusu, atölyelerden ustaların sesleri, medrese avlularından ilim sohbetleri yükseliyor. Genç yolcu, kapıdan içeri adım atmadan önce şehre bakıyor ve kendi kendine soruyor: Bu şehri güçlü kılan nedir? Sarayları mı, surları mı; yoksa bütün bu hayatı bir arada tutan ruhu mu?
Yüzyıllar sonra aynı soru bugün de Konya’nın önünde duruyor: Bu şehrin geçmişten aldığı miras, gelecekte nasıl bir yaşama dönüşecek?
Konya’nın Selçuklu başkentliği; mimarinin, taş işçiliğinin, ilmin, sanatın ve ticaretin aynı şehirde buluştuğu zengin bir hafıza bıraktı. Bu hafıza, geçmişi anlatan eserlerde olduğu kadar Konya’nın bugün kendisini nasıl gördüğünde ve yarın için nasıl kararlar aldığında da yaşıyor.
Şehir kimliği, bir şehrin kendisini dünyaya nasıl anlattığı kadar, kendi insanına nasıl bir hayat sunduğudur. Konya’nın tarihi; sokaklarında hissedilen kültüre, üretimindeki ustalığa, üniversitelerinde yetişen gençlere, topraklarında gelişen tarıma ve misafirlerini şehirle buluşturan turizme yön verebilir.
Yerel kalkınmayı tek bir sektörün başarısıyla ölçemeyiz. Konya’da sanayi; üretim gücünü teknoloji, tasarım, nitelikli istihdam ve çevreye duyarlı yöntemlerle büyütebilir. Turizm; tarihî yapıları, kültür-sanat faaliyetlerini, gastronomiyi ve ilçelerin kendine özgü değerlerini birbirine bağlayarak ziyaretçilere daha kapsamlı bir şehir deneyimi sunabilir. Tarım; suyun verimli kullanıldığı, teknolojinin üreticiye ulaştığı ve ürünün işlenerek daha fazla değer kazandığı bir yapıyla güçlenebilir.
Eğitim de bu gelişmenin merkezinde yer almalı. Üniversiteler, mesleki eğitim kurumları, sanayi ve tarım işletmeleri arasında kurulacak güçlü bağlar, gençlere kendi şehirlerinde nitelikli bir gelecek kurma imkânı verir. Şehir planlaması ise tarihî dokuyu korurken ulaşımı, kamusal alanları ve mahalle yaşamını insan odaklı biçimde geliştirmelidir.
Bütün bu alanları bir arada tutan temel unsur, Konya’nın kendi kimliğinden güç alan ortak bir kalkınma anlayışıdır. Şehrin geçmişi turizme, kültüre, eğitime, sanayiye ve tarıma yön veren bir değere dönüştükçe yerel kalkınma da daha kalıcı hâle gelir. İlçelerin potansiyelinin bu şehir hikâyesine katılması, Konya’nın geleceğini daha güçlü ve dengeli kılar.
Bu yazı dizisinin mottosu “Geçmişin izlerini ve değerlerini koruyarak yükselen şehirler” olacak.
Bu köşede 24 yıllık iş hayatımda 62 ilde gerçekleştirdiğim ve katkı verdiğim başta memleketim Konya ve ilçelerinde hayata geçen ya da gelişmekte olan projeleri; o projelerin arkasındaki insanları, iş birliklerini ve sahada yaşanan süreçleri sizlerle paylaşacağım. Sanayi, tarım, turizm, eğitim, kültür, çevre ve şehircilik alanlarında şehri ileri taşıyabilecek kalkınma modellerini konuşacağız. Başarı hikâyelerinin yanı sıra, yol boyunca edindiğimiz deneyimleri ve öğrendiklerimizi de aktaracağız.
Bu köşeyi yazarın anlattığı, okurun yalnızca takip ettiği bir alan olarak görmüyorum. Okurlarımızın gözlemleri, önerileri ve şehirde yaşadıkları tecrübeler de başta Konya ve şehirler için ortak aklın bir parçası olacak. Çünkü bir şehrin geleceği, o şehirde yaşayanların katkısı ve ortak hedefler etrafında kurulan iş birliğiyle şekillenir. Başta şehirlere katkı veren insanları başarı hikayeleri, projelerini ve geleceğe taşıyacak unsurları göreceksiniz.
Belki de yüzyıllar önce sur kapısında duran yolcunun sorusuna verilecek en güzel cevap budur: Konya, geçmişinin izlerini koruyup bu mirası ortak akılla geleceğe taşıdıkça yükselir. Bu hikâyeyi, şehrine emek verenlerle ve sizlerle birlikte yazacağız.
"Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşır" Hz. Mevlânâ
Dr. Murat Gümüş
EUROPA Danışmanlık
Danışman, Eğitmen ve Avrupa Birliği Danışmanı
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.